Efkan Doğan
ANA SAYFA
AB Gençlik Programları
AB İçin Proje Sunusu
Abla, Ağabey, Kardeş El Ele
Açık Hava Resim Sergisi
Akran Arabuluculuğu
Askıda Kitap Projesi
Ayın Konukları
Başarı Hikayeleri
Bilgi Merdiveni
BİLSEM
=> Üstün Zekalılar...devam
=> Üstün Zekalı Çocuklar
Bilgi Paylaşımı Forumu
Bir Sürprizim Var
Bir Varmış Bir Yokmuş
Branş Derslikleri
Camlı Sınıf Kapıları
COMENIUS 1
Danışmanız Biz *2007 Şampiyonu
Derslik Donatma Projesi
Disiplin Takip Formu
Dürüstlük Dolabı ve Beslenme Dostu Okul Projesi
Eğitimde Alternatif Uygulamalar
Eğitim Reformu Girişimi
Eğitimde Ödüllendirme
E.P. Ödüllendirme Yönergesi
Eğitimde Kalite Ödülü
Eğitim Yarışmaları
E-Sergi Uygulaması
Gönüllü Kütüphaneci
Gördüklerim, Duyduklarım
Günün Sorusu
Günün Sözü Uygulaması
Hadi Gali Gel de Beraber
Her İnsan Değerlidir
İyilik Kutusu
Kantinde ‘kantinci’ yok
Kantinde meyve
Kelime Hazinesi Kutusu
Kötü Söz Söylemeyelim
Mavi Kart
Medeniyetler Beşiği
MEGEP
Müzede Eğitim
Ney ve Su Sesi Eşliğinde Ders
Nöbetçi Öğrenci Talimatnamesi
Okul Televizyonu Projesi
Oyun Parkı
Öğrenci Duvar Resimleri
Öğretmen Gelişim Kitaplığı
Öğretmene Karne
Öğretmenlere Tavsiyeler
Öğretmenin İnternet Sitesi
Öğretmen Kürsüsü Projesi
Öğretmen Proje Yarışması
Öğretmenler İlköğretim Okulu
Örnek Sınıflar, Örnek Öğretmenler
Proje Bayramı
Proje Klasörü Projesi
Proje Paylaşımı Projesi
Projeler Koordinasyon Merkezi
Sabah İçtiması
Sanat,Tarih Fen Koridorları
Sınıflararası Kültürel İkram
Sizden Gelenler
Sınıfına Sahip Çık
Sürekli Sergi Salonu
Şiirli Karneler
TABİP
Teşekkür Ziyareti
Toplantı ve Faaliyet Çizelgesi
Törenlerin Kutlama Şekli
Ulusal Ajans
Veli Kitabı
Web Tabanlı Projeler
Yükselen Gençlik
Zil Sesi Yok
Veliyiz Okuldayız
Ziyaretçi Defteri
Gönüllü Ders Liderliği
Kalitesiz Öğretmenin Özellikleri
 

Üstün Zekalılar...devam

 Üstün zekalılar 2

Bunların yanı sıra öğrencilerin bir bütün olarak gelişmeleri hedeflenerek duygusal ve sosyal yönlerden gelişmelerini sağlayacak etkinlikler müfredat programıyla bütünleştirilmektedir. Böylece sadece bilgi yükü ile dolu bireyler yetiştirmek amaçlanmamaktadır. Bunun aksine, kendini gelişmiş ve gelişmemiş yönleriyle tanıyıp kabul eden, kendi kendi yönlendirebilen , kendi ile diğerleri arasındaki benzerlik ve ayrılıkları hoşgörüyle değerlendirebilen , gelişmemiş yönlerini normal bir düzeye ulaştırma çabası jçin de olan, duygularını tanıyabilen, diğerlerinin düşünce ve duygularına duyarlı olup saygı gösterebilen, bireysel ve küçük gruplar halinde çalışma becerileri geliştirebilen, olumlu arkadaş ilişkileri kurabilen, başkalarıyla olumlu etkileşim içinde olabilen, onları etkileme yollarını bilen ve onlarla sağlıklı iletişim kurabilen bireylerin yetiştirilmesi amaçlanmaktadır. Görüldüğü gibi bireyden ileri olduğu yönlerini kendisinden .saklamak yerine, iç disiplin olumlu benlik kavramı kazanabilmesi için kendini artı ve eksi yönleriyle tanımasına yardımcı olunmaktadır. 

Öğretimde, ayrıca 5 duyunun kullanılmasına ve drama yoluyla harekete de yer verilmektedir. Yukarıdaki açıklamalardan da anlaşılacağı gibi, öğretimde beynin bilişe, sezgiye (yaratıcılığa), duyuşa ve fiziğe (duyulara ve harekete) dayalı işlevlerinin tümü çalıştırılarak çağdaş bir öğretimin gerçekleşmesine dikkat edilmektedir. 

                          

Öğretmenlere Hizmet-İçi Eğitim 

Öğretmenler, üstün öğrencilerin özellikleri, eğitim programının farklılaştırılması, Beyin Fırtınası, Yaratıcı Sorun Çözme, Geleceğe Yönelik Sorun Çözme gibi yaratıcılığı harekete geçirici teknikler, Selçuk, Kayalı ve Okut'un (2003) belirttikleri şekilde Gardner'ın Çoklu Zekâ Kuramındaki her bir zekâ türüyle ilişkili olarak BLOOM'un Bilişsel Alandaki Basitten Karmaşığa Doğru Aşamalı Bir Şekilde Sıralanan Çeşitli Düzeylerdeki Zihinsel Süreçleri Harekete Geçiren Eğitim Hedeflerini yazabilme, BLOOM'un Tam Öğrenme Modeli, Taylor'un Çoklu Yetenek Modeli, De Bono'nun Altı Düşünme Şapkası, sınıf yönetimi, iletişim vb.gibi konularda öğretim yılı başında ve sonunda 15’er günlük ve ayrıca öğretim yılı içinde de her hafta 1’er saatlik hizmet-içi eğitime tâbi tutulmaktadırlar. 

Veli Seminerleri 

Etkin bir eğitim-öğretimi gerçekleştirmek için öğrenci, öğretmen ve veli üçgeninin birlikte eğitilmesinin gerekli olduğu gerçeğinden yol çıkarak, bölüm elemanları tarafından her yıl veli seminerleri de yapılmaktadır. 

 

SONUÇ 

Sonuç olarak bu projeyle amaçlanan, yüksek zekâ düzeyine sahip öğrencilerimize öğrenim yaşamlarının ilk yıllarından itibaren gereksinmelerine uygun bir eğitim-öğretim ortamı sağlayabilmek ve bu tür öğrencilerimizin öğretmeni olacak üniversite öğrencilerimize üstün çocukları birinci elden tanıma fırsatı yaratmaktır. Araştırmalarda beklenen sonuçları almamız halinde, modelin imkânlar ölçüsünde yaygınlaştırılması başlıca dileğimizdir. Bu imkânların yaratılmaması halinde, bu tür bireyler yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalabilecekler ve ülkece beyin gücü açısından kaybımız büyük olacaktır.

 

Engel Bedende Değil Eğitimde

Nüfusun yüzde 2'sini üstün yetenekliler oluşturuyor. Türkiye'de bu gruba yönelik sadece iki okul var. Oysa uzmanlara göre, bu çocuklar özel eğitim alamazsa yetenekleri de işlevsiz hale gelebiliyor
Özel eğitime ihtiyacı olanlar sadece görme, işitme ya da zihensel engelliler değil. Üstün yetenekli çocukların da yeteneklerini değerlendirmek, toplum içinde kendilerine yer edinmek için özel eğitim alması gerekiyor. Beyazıt İlköğretim Okulu, Türkiye'de 'üstün yetenekli' çocukların eğitimi için hizmet veren, 'devlete bağlı' tek okul. Başka bir okul ile paylaştığı geçici ve eski binasında, eksik derslikle, yarım gün ders verilen okulda, 108 üstün yetenekli çocuk eğitim alıyor. Üstün yetenekliler tüm olanaksızlıklara rağmen kitaplar çıkarıyor, hikâyeler yazıyor, kent çapındaki tüm ödülleri topluyor.
Üstün yetenekli çocukların eğitimine yönelik ilk adım, bundan üç yıl önce atıldı. İstanbul Üniversitesi (İÜ) Hasan Âli Yücel Eğitim Fakültesi (HAYEF) Dekan Yardımcısı ve öğretim üyesi Prof. Dr. Ümit Davaslıgil'in önerisiyle İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve İÜ arasında imzalanan protokol üzerine Beyazıt İlköğretim Okulu, 2002 yılında 'üstün yetenekli çocuklara' yönelik eğitime başladı. HAYEF'de de Üstün Zekâlılar Eğitimi Anabilim Dalı kurularak, üstün yeteneklilere yönelik 'öğretmen kadrosu' yetiştirilmeye başlandı.

Öğrenme süreci hızlanıyor
Beyazıt İlköğretim Okulu'nda halen 490 öğrenci var. Bunlardan 1., 2., 3. ve 4. sınıflardaki ikişer derslikte toplam 269 çocuk öğrenim görüyor. Bunun 108'ini üstün yetenekli çocuklar oluşturuyor. Prof. Dr. Davaslıgil, 'üstün yeteneklilerin normal yeteneğe sahip insanlarla aynı ortamı paylaşması gerektiği için' ortak sınıfların oluşturulduğunu söylüyor. Prof. Dr. Davaslıgil, "Sonuçta bu çocuklar kendi bilgilerini bu toplum içinde kullanacaklar" diyor.
Prof. Dr. Davaslıgil'e göre, üstün yetenekli çocuklar normal zekâya sahip çocukların öğrenim sürecini de tetikliyor: "Üstün yetenekliler okuma-yazmayı kendiliğinden öğrenmiş, bu yüzden bilgi tekrarı yapıldıkça sıkılan, yazı yazmayı sevmeyen, kavrama ve yorumlama yeteneği gelişkin çocuklar. Onların bu özellikleri, aynı sınıfı paylaştıkları, normal zekâdaki öğrencilerin de öğrenme sürecini hızlandırıyor."
Okuldaki, üstün yeteneklilerin bulunduğu sınıflarda normal müfredatın yanı sıra kimi dersler de veriliyor. 'Beceri fonksiyonlarını geliştirme uygulamaları' adlı ders kapsamında 'yap-boz'u andıran geometrik şekiller kullanılıyor. Ayrıca haftada bir saat 'satranç' ve 'drama' eğitimleri veriliyor. Bunun yanı sıra Türkçe ve matematik derslerinde 'üst başarı' grupları oluşturuluyor. Böylece daha yetenekli çocuklardan oluşturulmuş bu grup, bir üst müfredata ilişkin bilgiler ediniyor.

Kitap yazdılar: Bizim sınıf
Yine İngilizce dersi daha 1. sınıfta başlarken, müzik ve resim dersleri ise branş öğretmenlerince veriliyor. Dersler çok boyutlu sürerken, Prof. Dr. Davaslıgil, 15 günde bir sınıf öğretmenleriyle toplanarak eğitimleri değerlendiriyor, okulun rehber öğretmeni ise ayda bir velilerle toplanıyor.
Üstün yetenekli öğrencilerin başarıları da dikkat çekmiyor değil. Son olarak, 3. sınıf öğrencilerinin geçen yıl yazdığı hikâyeler 'Bizim Sınıf' adlı kitapta toplandı ve yayımlandı. İstanbul Lisesi'nin kısa bir süre önce düzenlediği satranç yarışmasında ise tüm derecelerde birincilikler kazanıldı. Kent genelinde yapılan hikâye yarışmasında da ödülleri toplayan okul yine Beyazıt İlköğretim Okulu oldu. Okulun geçen yıl 23 Nisan'da gerçekleştirdiği etkinlikte 3. sınıf öğrencilerinin, 'Chopin'den beş beste çalması, en çok da okul müdürü Eşref Karagözlü'yü duygulandırmış. Müdür Karagözlü, "Bu proje başlamasaydı emekli olacaktım. Bu çocuklar sayesinde mesleğime devam etme kararı aldım" diyor.


                          

Hem öğrenci hem öğretmen
Prof. Dr. Davaslıgil'in koordinatörlüğündeki proje kapsamında, HAYEF'li öğrenciler de haftada bir gün çocukların eğitimine katılarak, 'staj' olanağı elde ediyor.
Buna göre; 1, 2, 3 ve 4. sınıf öğrencileri üniversiteli ağabey ve ablalarından eğitim alıyor. Bölümün ilk öğrencilerinden Bahar Berber, üstün yetenekli de olsa her çocuğun eğitime ihtiyacı olduğunu kaydediyor. Berber, aynı zamanda fen bilgisi öğretmenliği bölümünde okuduğunu, ancak bu alanda çalışmak istediğini ekliyor.

Araştırma görevlisi Marilena Leana ise psikolojik ve rehberlik danışmanlık bölümü mezunu. Leona, yüksek lisans tezi olarak seçtiği, 'üstün zekâ ve normal çocukların problem çözme yetenekleri' konusunda deneyim kazanmak için başladığı görevinde çok mutlu olduğunu söylüyor.
Adem Torun 3. sınıf öğrencisi. Bu bölümü bilerek seçtiğini kaydeden Torun, "Zekâyla ilgili konulara meraklıyım. Bu alanda çalışmak çok eğlenceli. Kendimi şanslı hissediyorum" diyor. 2. sınıf öğrencisi Aymer Soytan da çocuklara seslenirken mutlu olduğunu belirtiyor: "Okul idaresi izin verirse 16 yıldır eğitimini aldığım baleyi bir ders olarak sunmak istiyorum."

İhtiyacı karşılamıyor
Prof. Dr. Davaslıgil, Beyazıt İlköğretim Okulu'nun var olan potansiyelin yüzde 2'sini karşılayabildiğini belirtiyor. Prof. Dr. Davaslıgil, geçen yıl İstanbul'daki RAM'lara 120'yi aşkın başvurunun yapıldığını, bunlardan 30'unun iki ayrı sınavla elenerek okula alındığını belirtiyor. Davaslıgil, okul binasının, dersliklerin ve laboratuvarların yetersiz olduğunu ve öğrenimin de bu yüzden yarı gün yapıldığını anlatarak, koşulların düzeltilmesini bekliyor. Radikal Gazetesinin 9 Aralık 2005 Tarihli Haberi


Yüz çocuktan ikisi üstün zekalı

Sadece İstanbul'da 0-18 yaş arası 60 bin üstün zekalı kişi olduğu tahmin ediliyor. Ama bir çoğu kendi özelliklerine uygun eğitim alamıyor. Bu nedenle de yetenekleri hiç keşfedilmeden yok oluyor. Devamı

Üstünler


Trabzon Bilsem




Ekim 2007'den bugüne kadar 745979 ziyaretçi (1654480 klik) burdaydı!
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=