Efkan Doğan
ANA SAYFA
AB Gençlik Programları
AB İçin Proje Sunusu
Abla, Ağabey, Kardeş El Ele
Açık Hava Resim Sergisi
Akran Arabuluculuğu
Askıda Kitap Projesi
Ayın Konukları
Başarı Hikayeleri
Bilgi Merdiveni
BİLSEM
Bilgi Paylaşımı Forumu
Bir Sürprizim Var
Bir Varmış Bir Yokmuş
Branş Derslikleri
Camlı Sınıf Kapıları
COMENIUS 1
Danışmanız Biz *2007 Şampiyonu
Derslik Donatma Projesi
Disiplin Takip Formu
Dürüstlük Dolabı ve Beslenme Dostu Okul Projesi
Eğitimde Alternatif Uygulamalar
Eğitim Reformu Girişimi
Eğitimde Ödüllendirme
E.P. Ödüllendirme Yönergesi
Eğitimde Kalite Ödülü
Eğitim Yarışmaları
E-Sergi Uygulaması
Gönüllü Kütüphaneci
Gördüklerim, Duyduklarım
Günün Sorusu
Günün Sözü Uygulaması
Hadi Gali Gel de Beraber
Her İnsan Değerlidir
İyilik Kutusu
Kantinde ‘kantinci’ yok
Kantinde meyve
Kelime Hazinesi Kutusu
Kötü Söz Söylemeyelim
Mavi Kart
Medeniyetler Beşiği
MEGEP
Müzede Eğitim
Ney ve Su Sesi Eşliğinde Ders
Nöbetçi Öğrenci Talimatnamesi
Okul Televizyonu Projesi
Oyun Parkı
Öğrenci Duvar Resimleri
Öğretmen Gelişim Kitaplığı
Öğretmene Karne
Öğretmenlere Tavsiyeler
Öğretmenin İnternet Sitesi
Öğretmen Kürsüsü Projesi
Öğretmen Proje Yarışması
Öğretmenler İlköğretim Okulu
Örnek Sınıflar, Örnek Öğretmenler
=> Sadık Çetin
=> Mehtap Kılıç
=> Serdar Şen
=> Sığıcık İÖO Çalışmaları
=> Arif Molu mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi
=> Harran’da bir süper kahraman öğretmen
=> Ahmet Naç
Proje Bayramı
Proje Klasörü Projesi
Proje Paylaşımı Projesi
Projeler Koordinasyon Merkezi
Sabah İçtiması
Sanat,Tarih Fen Koridorları
Sınıflararası Kültürel İkram
Sizden Gelenler
Sınıfına Sahip Çık
Sürekli Sergi Salonu
Şiirli Karneler
TABİP
Teşekkür Ziyareti
Toplantı ve Faaliyet Çizelgesi
Törenlerin Kutlama Şekli
Ulusal Ajans
Veli Kitabı
Web Tabanlı Projeler
Yükselen Gençlik
Zil Sesi Yok
Veliyiz Okuldayız
Ziyaretçi Defteri
Gönüllü Ders Liderliği
Kalitesiz Öğretmenin Özellikleri
 

Ahmet Naç

Ahmet Naç, İstanbul-Esenler’de işini aşkla yapan bir öğretmen. Ve onun adını aylar önce, normal bir sınıfı yeniden tasarlayarak topladığı büyük beğeni sayesinde duymuştuk. Öğrencilerine sunduğu bu benzersiz eğitimle umudumuzu yeşerten genç öğretmenin hikayesini de sizlerle paylaşmıştık.

Ahmet öğretmen öğrencileri için yaptığı “sıradışı” yenilikleri, “Sıradışı olan ben değilim, diğerleri” diyerek mütevazılıkla yorumlamıştı. Şimdiyse durmuyor, öğrencileri için kendi imkanlarıyla yenilikler yaratmaya devam ediyor. İşte Ahmet öğretmenin, herkese örnek olmasını dilediğimiz çalışmaları.

Ders zili çalıyor ve öğrenciler hep bir ağızdan şarkı söylemeye başlıyorlar; ama bu bir müzik dersi ya da prova değil

“Cumhuriyet kuruldu, 29 Ekim’de. Meclis açıldı, 1920’de. Çanakkale Savaşı, 18 Mart. Atatürk doğdu Selanik’te. Atatürk sensin benim canım. Babası Ali Rıza Bey, annesi Zübeyde Hanım. 1938’de kaybettik seni. Her 10 Kasım’da anarız seni. Sonbahar, kış, ilkbahar, yaz. 4 tane mevsim haydi defterine yaz. Bir yılda 12 ay. Haydi durma say. Say, say, say, say… Ocak, şubat, mart, nisan, mayıs, haziran… Durma haydi devam. Temmuz, ağustos, eylül, ekim, kasım, aralık. Liste hayli kabarık. Ben 1. sınıfım. Okurum, yazarım. Şehitlerimi anarım, herkese saygılıyım. Göklerde dalgalanır gururla bayrağım. İstanbul Esenler, işte ben burdayım.”

Çünkü Ahmet öğretmen, öğrencilerinin öğrenmesi gereken şeyleri; aynı zamanda ritim duygusu kazanarak bir şarkı eşliğinde öğrenebileceklerini düşünmüş.

cunku.ahmet.ogretmen.ogrencilerinin

Bu sayede öğrenciler kendi istekleriyle derse katılıyorlar, enerjilerini atabiliyorlar ve aslında ilkokula dair birçok şeyi de öğrenmiş oluyorlar!

Onun aylar önce elinde fırçasıyla sınıfını renklendirmesi, okulunda başka sınıfların da renklenmesine sebep olmuş

onun.aylar.once.elinde.fircasiyla

Ahmet Öğretmen’in çabası, tüm okula yayılmış zamanla ve şimdi onun sınıfı dışında 8 sınıf daha rengarenk. Geriye kalan 28 dersliği de aynı şekilde renklendirmeyi planlıyor.

Onunla beden dersleri bile başka: Veliler, lastikten tenis filelerini, dersten önce gelip kuruyor ve öğretmen-veli dayanışmasıyla hep birlikte büyük bir fark oluşturuyorlar.

onunla.beden.dersleri.bile.bir.baska

Hepsini de kendi imkanlarıyla yapıyorlar. Okuldan ya da başka bir yerden aldıkları maddi bir destek yok.

Okullarında bir spor salonu ya da resim atölyesi yok belki ama Ahmet Öğretmen, gerektiğinde bahçeyi bir atölyeye çevirebiliyor.

onun.okulunda.spor.salonu.yada.resim

Çünkü Ahmet Öğretmen’in lügatında yok diye bir şey yok. Tüm bunların kolay olmadığını ise şu sözleriyle anlatıyor:

“Bu okula ilk geldiğimde sınıflara çivi dahi çakılmayacak dendi. O noktadan bu noktaya getirmek biraz sabretmek, güçlü durabilmek ve insanlarla doğru iletişim kurmakla oluyor. Güzel bir şey yaptığınız zaman, sonuçları da güzel olunca mutlaka devamı oluyor. Öğretmenler de örnek alıyor, idareciler de ‘Doğru bir şeymiş’ deyip destek vermeye çalışıyor.”

“Mahmut Hoca’nın dediği gibi: Okul sadece dört duvar arasında sıkışıp kalmış bir yer değildir” diyor Ahmet öğretmen.

mahmut.hocaninda.dedigi.gibi

Ve öğrenci olan her yeri okul haline getirilebileceğini düşünüyor. O bahaneler üretmiyor, imkanları kısıtlı okulundan kurtulup daha iyi bir okula gitmenin hayalini de kurmuyor. Öğretmenliğin nasıl bir anlama geldiğinin öylesine farkında ki; gittiği ve dokunduğu her yerde fark yaratması, onun için kaçınılmaz bir durum.

Ve yarattığı farkla bir kez daha herkesin takdirini kazanıyor…

ve.yarattigi.farkla

Ahmet Öğretmen’in başlattığı bu değişimi kendi okul müdürü de destekliyor: “Birçok öğretmen çocukların eline bir, iki top verir ‘oynayın’ derdi. Artık bu kalmadı. Bir örneği görmek, diğer insanlarda da değişime sebep oluyor. Alışkanlıkları değiştirmek kolay değil. Ancak bu mücadeleye girilince diğer insanlara da sirayet ediyor.”

Dileriz onun bu mücadelesi, yalnızca umut olmakla kalmaz; aynı zamanda da birilerine ‘örnek’ olur…

*Liste, Al Jazeera muhabiri Umay Aktaş Salman’ın haberinden hareketle hazırlanmıştır.

http://listelist.com/ahmet-nac/


Ekim 2007'den bugüne kadar 745978 ziyaretçi (1654474 klik) burdaydı!
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=